Çağalak: Akışkan(Ali Erbil)
Çağşak: Çeşitli büyüklüklerdeki doğal taş yığınları,dökük
Çatlamak(Argo): Büyük tuvaletini yapmak. 2. Doğurmak.(Kötü İnsanlar için)
Çavgın: Rüzgarlı Yağmur(Ali Erbil)
Çemreme: Giysi kolu veya paçasını kıvırma
Çevre: Mendil
Çıkla: 1. Aynı 2. Ekmekle birlikte olmadan. Ör:Peyniri çıkla yime. (Ali Erbil)
Çiğin:  Omuz (Çiğnim çok ağrıyor)
Çiğşemek:Nemlenmek. Nemlenerek özelliğini kaybetmek(Ali Erbil)
Çiliz: Budanmış veya kesilmiş ince ağaç dalları
Çimmek:  Yıkanmak
Çişme:  Meyve ağaçlarındaki yaprak demeti(Durmuş Baran)
Çomça: Kepçe
Çoşka: Yaban Domuzu yavrusu
Çöğdürmek(Argo): Küçük tuvaletini yapmak
Çörtme: Kuyruk Sokumunun üstü.(Durmuş Baran)
Dahın: Tahin
Dal: Sırt bölgesi
Danglamak: Boş yere konuşmak, atıp tutmak.(Av.Emin Eren)
Dayaklı: Dayanıklı
Dayfe: Defa, kez. Örnek: Gaç dayfe didim sana.(Ali Erbil)
Dayvetiye:Â Davetiye
Depes Aşşa: Aşağıya doğru
Depes Okarı: Yukarıya doğru
Devramber: Ay çiçeği,günebakan
Dıbız: Kısa Boylu
Dıkılmak: Bir odaya,eve vb. yerlere girmek.
Dıkım: Lokma. Örnek:Yemekten dıkım almadım.
Dımdımı: Üzüm posasının suyunun aktığı leğen.
Dımlık: Ilık (Ali Erbil)
Dibek: Sokuda bulgur dövmeye yarayan odundan çekiç
DiÄŸrek:Diri (Ali Erbil)
Diminden: Biraz önce
Dirgen: Sap veya saman toplamada kullanılan 2 veya üç dişli ağaç çatal.
DiÅŸirmek::Â Toplamak(Ali Erbil)
DoÄŸÅŸan:Â Â Eski(Ali Erbil)
Domuşmak:  Başı öne eğik şekilde sandalye veya kanape vb. de haraketsiz şekilde konuşmadan oturmak.
Doncak: Belden aşağıda kıyafeti olmayan.
Döğençi: Maraba,ırgat
Dölek: Düzalan,düzlük,engebesi olmayan
Döleşmek:: İşe yoğunlaşmak.(Durmuş Baran)
Dömşelenmek:: Yerine yerleşememek(Canlılar İçin)(Ali Erbil)
DuÅŸlama::Â Rastgele
Duvak:  El veya elden biraz daha büyük yassı taş ,gelin tülü
Düğdü:: Yumru (Durmuş Baran)
Dümbüldek: Darbuka
Düve: 2 yaşında yavrulamamış inek
Ebe: Anne veya babanın annesi için söylenir. Nine veya Babaanne anlamında
Elikmek: Utanmak,çekinmek, mudara etmek
Efelek(Evelek): Tek yıllık ıspanağa benzeyen otsu bitki.Böreğini yapanlar olur.
Eftiklemek:Â Oyalanmak
Elduvan::Â Eldiven
Elgovan::Â Leylak
Ellik: Orakla ekin biçerken ,el yaralanmalarını önleme ve daha çok ekin kesme için kullanılan ağaçtan yapılan içi boş parmak giyeceği.
Eğleşmek:: Yaşamak,hayatını sürdürmek(Ali Erbil)
Ehnezimek:Â Hafilemek(Ali Erbil)
Emmi: Amca
Epelek:Â Kelebek(Ali Erbil)
Eppek:Â Ekmek,yemek
Ersin:Spatula
Esirik:Saf kişilere söylenir.
Evcer:Â Beceri,yetenek, (Evceri yok.)
Evdinmek ::Â Oyalanmak(DurmuÅŸ Baran)*****
Evsene:  Hayalperest, saçma sapan konuşanlara söylenir.
Evselemek:  Üstten üstten ağır ağır temizlemek(İbrahim Baran)
Felagı:: Koşum takımı(Durmuş Baran)
Fellenlemek: Sendelemek.  Fellen Fellen Etmek(Ali Erbil)
Ferli: Canlı,diri
Fıcıtmak: Rastgele fırlatmak,atmak
Fırakalamak: Savurarak atmak
Fırkıtmak:: Yaylandırmak,İki yana sallamak(Ali Erbil)
Fışgın: Işkın, bitki sürgünü
Filfili:  İnce, gelişi güzel(Kıyafet için)
Filik: Tiftik keçisi
Firaset:: Olması gerekenden daha hızlı.
Firik: Yetişmek üzere olan tavuk veya horoz
Fiskil: Ağaç dallarının ucuna doğru olan kısmı, püskül(Ali Erbil)
Fitil Etmek: Pamuğu ip haline dönüştürmek içinçöp ile yuvarlamak.
Fortuldamak: Ağzının içinde konuşarak kızmak, homurdanmak(Ali Erbil)