Sahın: Geniş yayvan tabak
Sak: Uyanık,kurnaz
Saku:Â Ceket
Sarma: İki bisküvi arasına lokum yapıştırılarak yenen tatlı
Say: Fazla pürüzü olmayan taşlı yüzey
Sebelemek: Ayakta kalacak gücü olmayıp düşecek vaziyete gelmek.(Ali Erbil)
Sekmek: Merdiven, Merdiven basamağı.
Sepken: Sepen anlamında kullanılır.
Örnek:  Yukarılara sulu sepken yağdı...
Ses:Â Sus. (Sen bir ses hele!)(Ali Erbil)
Sıracalı: Boş gezen işe yaramaz(Durmuş Baran)
Sırça Barnak: Serçe Parmak
Sırçan: Fare
Sırt-Baş: Kılık -kıyafet
Sıtara: Minnet Etmek(Durmuş Baran)
Sızak: Sızarak akan pınar
Sihil:Â Sahil
Sikke: Evcil hayvanları otlamak için bağlanan demir kazık
SiviÅŸmek:Â Haber vermeden uzaklaÅŸmak
Siyis: Tekenin küçüğü
Siymek: I.İşemek, II.Herhangi bir kap içindeki Suyun herhangi bir yerden sızması
Soku: Buğday dövmeye yarayan içi parlatılmış ,fincan şeklinde büyük taş
Sömek: Mısır Koçanı
Söğkenmek:   (Ali Erbil)
Söğürme: İnce kesilmiş pirzolalık et.
Şepe: Elle şekil verilmiş çiğ köfte parçası
Şıfan: Yulaf
Şıflan: Tüysüz veya kabuksuz nesneler için. Özellikle odun ağaç parçaları için kullanılır.(Ali Erbil)
Sırpat:İnatçı olan. Ali Erbil
Şibik: Köşe anlamında (Örnek:Tarlanın alt şibiği,Yorganın şibiği)
Şifdalı: Şeftali
SiÄŸdelemek:Â Oyalanmak(Ali Erbil)
Şikir:: Şekil, biçim (Durmuş Baran)
Şimal:: Meyve aşılamak için kesilen sürgün. (Ali Erbil)
Şip şip: Sevimli, çıtı pıtı
Şişek: 2 yaşındaki koyun
  Â